NB Onaylanmış Kuruluş: 2284 | EN 17065 Akredite   |   +90 232 4311745
TR EN

Patlama ve Patlayıcı Ortam

Patlama ve Patlayıcı Ortam


Endüstriyel tesislerde kullanılan yanıcı gazlar, buharlar, sisler ve yanıcı tozlar, belirli koşullar altında hava ile birleşerek patlayıcı bir atmosfer oluşturabilir. Bu tür ortamlar yalnızca petrol, doğal gaz ve kimya tesislerinde değil; boya üretimi, gıda, ilaç, plastik, ahşap işleme, tahıl depolama ve benzeri birçok sektörde ortaya çıkabilmektedir.

Patlayıcı ortamların güvenli şekilde yönetilebilmesi için yalnızca patlamaya dayanıklı ekipman kullanılması yeterli değildir. Öncelikle patlayıcı atmosferin nerede, hangi sıklıkta ve ne kadar süreyle oluşabileceğinin belirlenmesi; ardından kullanılacak ekipmanların ortamın özelliklerine uygun şekilde seçilmesi gerekir.

Patlama Nasıl Meydana Gelir?

Bir patlamanın oluşabilmesi için genel olarak üç unsurun aynı anda bulunması gerekir:

  • Yanıcı madde: Gaz, buhar, sis veya yanıcı toz,
  • Oksitleyici ortam: Genellikle havadaki oksijen,
  • Etkin bir tutuşturma kaynağı: Elektrik kıvılcımı, sıcak yüzey, statik elektrik, mekanik kıvılcım, açık alev veya benzeri enerji kaynakları.

Bu üç unsurdan herhangi birinin ortadan kaldırılması veya güvenli sınırlar içinde tutulması, patlama riskinin azaltılmasındaki temel yaklaşımdır.

Patlama ve patlayıcı ortam
Patlayıcı ortam ve tutuşturma kaynakları

Patlama Sınırları: LEL ve UEL

Yanıcı gaz ve buharların her konsantrasyonda patlaması mümkün değildir. Patlamanın gerçekleşebilmesi için yanıcı maddenin havadaki oranının belirli sınırlar içerisinde olması gerekir.

LEL (Lower Explosive Limit – Alt Patlama Limiti), yanıcı gaz veya buharın havadaki patlama oluşturabilecek en düşük konsantrasyonunu ifade eder.

UEL (Upper Explosive Limit – Üst Patlama Limiti) ise patlamanın meydana gelebileceği en yüksek konsantrasyondur.

LEL değerinin altında karışım yanıcı madde bakımından çok fakir, UEL değerinin üzerinde ise çok zengindir. Bununla birlikte tesis güvenliği açısından yalnızca bu sınırlara güvenilmemeli; proses, havalandırma, kaçak ihtimali ve arıza koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

Gaz ve Buhar Ortamlarında Zone Sınıflandırması

Patlayıcı gaz atmosferinin oluşma sıklığı ve ortamda kalma süresine göre tehlikeli bölgeler üç ana sınıfa ayrılır:

Zone 0: Patlayıcı gaz atmosferinin sürekli, uzun süreli veya sık sık bulunduğu alanlardır.

Zone 1: Normal çalışma sırasında patlayıcı gaz atmosferinin zaman zaman oluşmasının beklendiği alanlardır.

Zone 2: Normal çalışma sırasında patlayıcı gaz atmosferinin oluşmasının beklenmediği; oluşması halinde ise yalnızca kısa süre devam ettiği alanlardır.

Gaz ve buhar bulunan tesislerde tehlikeli bölge sınıflandırması EN IEC 60079-10-1 standardı esas alınarak gerçekleştirilir.

Yanıcı Toz Ortamlarında Zone Sınıflandırması

Un, şeker, nişasta, kömür, metal, plastik ve benzeri birçok ürünün ince partikülleri, uygun koşullarda patlayıcı toz atmosferi oluşturabilir.

Zone 20: Patlayıcı toz bulutunun sürekli, uzun süreli veya sık sık bulunduğu alanlardır.

Zone 21: Normal çalışma sırasında zaman zaman patlayıcı toz bulutu oluşması beklenen alanlardır.

Zone 22: Normal çalışma sırasında patlayıcı toz atmosferinin oluşmasının beklenmediği veya oluşması halinde kısa süre devam ettiği alanlardır.

Yanıcı toz ortamlarının sınıflandırılmasında EN IEC 60079-10-2 standardı esas alınır.

Potansiyel Tutuşturma Kaynakları

Patlayıcı ortam bulunan tesislerde yalnızca elektrik ekipmanları tutuşturma kaynağı oluşturmaz. Risk değerlendirmesinde aşağıdaki kaynaklar da dikkate alınmalıdır:

  • Elektrik arkları ve kıvılcımları,
  • Sıcak yüzeyler,
  • Statik elektrik boşalmaları,
  • Mekanik sürtünme ve darbe sonucu oluşan kıvılcımlar,
  • Açık alev ve sıcak gazlar,
  • Elektromanyetik ve optik radyasyon,
  • Kaçak elektrik akımları,
  • Adyabatik sıkışma ve şok dalgaları,
  • Ekzotermik kimyasal reaksiyonlar.

Bu nedenle patlamadan korunma değerlendirmesi yalnızca elektrik tesisatı üzerinden değil, prosesin ve kullanılan tüm ekipmanın birlikte değerlendirilmesiyle yapılmalıdır.

Patlamadan Korunmada Temel Yaklaşım

Patlamadan korunma tedbirleri genel olarak üç seviyede değerlendirilir:

1. Patlayıcı ortam oluşmasını önlemek

Mümkün olan durumlarda yanıcı maddenin kullanımının azaltılması, kapalı sistemlerin tercih edilmesi, yeterli havalandırmanın sağlanması veya inert gaz uygulamalarıyla patlayıcı atmosferin oluşması önlenebilir.

2. Tutuşmayı önlemek

Patlayıcı ortamın tamamen önlenemediği alanlarda uygun Ex ekipmanın kullanılması gerekir. Kullanılacak cihazın yalnızca “Ex-proof” olması yeterli değildir. Ekipmanın;

  • Zone sınıfına,
  • Gaz veya toz grubuna,
  • Sıcaklık sınıfına,
  • Ekipman Koruma Seviyesine (EPL),
  • Ortam şartlarına

uygun olması gerekir.

3. Patlamanın etkilerini sınırlandırmak

Patlama ihtimalinin tamamen ortadan kaldırılamadığı proseslerde patlama tahliye sistemleri, patlama bastırma sistemleri, izolasyon ekipmanları, alev tutucular veya yapısal koruma tedbirleri uygulanabilir.

ATEX Ekipman Seçimi Neden Önemlidir?

Patlayıcı ortamda kullanılacak ekipmanın uygunluğu yalnızca ekipmanın sertifikalı olup olmadığına bakılarak belirlenemez.

Örnek ATEX / Ex işaretlemesi:
II 2G Ex db IIB T4 Gb

Bu tür bir işaretleme; ekipmanın kullanım alanı, koruma tipi, gaz grubu, sıcaklık sınıfı ve ekipman koruma seviyesi hakkında bilgi verir. İşaretleme bilgileri tesisin tehlikeli bölge sınıflandırması ile birlikte değerlendirilmelidir.

Yanlış ekipman seçimi, sertifikalı bir cihaz kullanılmış olsa dahi tesis açısından ciddi bir tutuşturma riski oluşturabilir.

Patlamadan Korunma Dokümanı

Patlayıcı ortam oluşma ihtimali bulunan işyerlerinde risklerin sistematik olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu kapsamda hazırlanacak Patlamadan Korunma Dokümanı (PKD) içerisinde genel olarak;

  • Kullanılan yanıcı maddeler,
  • Maddelerin fiziksel ve kimyasal özellikleri,
  • Patlayıcı ortam oluşabilecek noktalar,
  • Tehlikeli bölge sınıflandırmaları,
  • Potansiyel tutuşturma kaynakları,
  • Kullanılan ekipmanların uygunluğu,
  • Teknik ve organizasyonel koruma tedbirleri

değerlendirilmelidir.

Türkiye’de bu konu, Çalışanların Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Korunması Hakkında Yönetmelik kapsamında ele alınmaktadır.

İlgili Standartlar

  • EN IEC 60079-10-1 – Patlayıcı gaz ortamlarında alan sınıflandırması
  • EN IEC 60079-10-2 – Patlayıcı toz ortamlarında alan sınıflandırması
  • EN IEC 60079-14 – Elektrik tesislerinin tasarımı, seçimi ve kurulumu
  • EN IEC 60079-17 – Elektrik tesislerinin muayenesi ve bakımı
  • EN IEC 60079-0 – Patlayıcı ortamlarda kullanılan ekipmanlar için genel kurallar
  • EN ISO 80079-36 – Patlayıcı ortamlarda kullanılan elektrikli olmayan ekipmanlar

Sonuç

Patlayıcı ortam güvenliği yalnızca Ex-proof ekipman kullanılmasından ibaret değildir. Güvenli bir tesis için patlayıcı atmosferin oluşabileceği alanların doğru belirlenmesi, Zone sınıflandırmasının yapılması, tutuşturma kaynaklarının değerlendirilmesi ve kullanılacak ekipmanın ATEX gerekliliklerine uygun olarak seçilmesi gerekir.

Doğru gerçekleştirilen tehlikeli bölge sınıflandırması, patlama risk değerlendirmesi, ekipman uygunluk kontrolü ve Patlamadan Korunma Dokümanı çalışmaları, hem çalışan güvenliğinin sağlanması hem de tesisin güvenli ve sürdürülebilir şekilde işletilmesi açısından kritik öneme sahiptir.